Maviyanım

Maviyanım

Ne acı, kaybetmek için sahiplik! Ölümlüyü sevmek, ne korkulu iş!..Hayat mı, püf desem kopacak iplik, Çıkmaz sokaklarda varılmaz gidiş..

Unutulacak mi..?

12/8/2006
Kategori: yazdilar



İsrail'in son 24 saatte uçaklarla 120 kez saldırdığı Lübnan'da ölenlerin üçte biri çocuk. Bombalardan kurtulan çocuklarsa her uçak sesinde ölüm korkusu yaşıyor


BM'nin, insani yardım yollamak için 72 saatlik ateşkes teklifini reddeden İsrail'in Lübnan'a attığı bombalar 200'den fazla çocuğu öldürdü. Kurtulanlar da 'şanslı' değil. 11 yaşındaki Nur El Huda'nın evi yıkılmış: "Uçak vın sesi çıkararak geçti. Kalbim sızlıyor, hızla atıyordu. Öleceğimizi sandım."

'Ellerimi başıma koydum...'
10 yaşındaki Ali evinin enkazından sağ çıkmış, şimdi tekerlekli sandalyede: "Uçak sesini duyunca ellerimi başıma koydum, gözlerimi kapadım. Üzerime toz-toprak döküldü. Bomba annemle babamın ortasına düştü." Bir başka Ali, savaş sonrası evini bulabilmek için su deposuna adını yazmış.

BM İnsani Yardım Koordinatörü Jan Egeland İsrail saldırılarında ölen 600'den fazla kişinin üçte birinin çocuk olduğunu duyururken, 650 okulun yanı sıra kilise, otopark ve parklara sığınıp canlarını kurtaran çocukların asıl travmayı savaş sonrası çekeceği belirtiliyor. Minikler, her uçak sesiyle ölüm korkusunu yaşadıklarını anlatıyor.

Beyrut'ta bir okulda kalan 11 yaşındaki Nur El Huda, evlerinin yıkılışını şöyle yaşamış: "Uçak vın sesi çıkararak geçti. Kalbim sızlıyordu. Çok hızlı vuruyordu. Öleceğimizi sandım. 'Bu bizim kaderimiz. Allah hatalarımdan dolayı beni cezalandırıyor' dedim." Huda'nın bombardımanı haklı çıkardığını düşündüğü hataları ise 'annesine yalan söylemek, bazı şeyleri gizlemek ve yaramazlık yapmak.' Evinin önündeki parkta en iyi arkadaşı Mona'yla oynayacağı günleri düşleyen Nur, Mona'yı zikredince "O nerede" diye ağlamaya başlıyor ve ekliyor: "Savaş bitince onu bulmak için dedesinin evine bakacağım."

Asıl travma savaş sonrası
14 yaşındaki Ali Kalaş, Hizbullah'ın televizyonuna bomba yağarken, arkadaşlarıyla evlerinin yanındaki su tankına adlarını yazmış, savaş sonrası yaşadıkları yerleri bulabilmek için. Gördüğü bir rüyayı "Kapının önündeydim. Düşünüyordum ki, kapı kırıldığında içeri savaşçı girerse direniş kazandı demektir. İsrail askeri girerse tam tersi. Ama gireni fark edemeden uyandım" diye aktaran Ali, evlerinin yerle bir oluşunu kaybettiklerine yormuş.

Savaş, çocukların gelecek hayallerini de altüst etmiş. Bir başka Ali, "Pilot olacağım ve İsraillilerden intikam alacağım" derken, 11 yaşındaki Hüseyin, eskiden polis olmak isterken, artık direnişçi olmayı istiyor. 13 yaşındaki Cemil de, doktorluk sevdasını savaşçılığa çevirmiş: "Çünkü İsrail bizi yerle bir ediyor, öldürüyor ve evsiz bırakıyor." Okula sığınan 13 yaşındaki Haydan Farık da, "Direnişe katılacağım ve şehit olacağım" diyor. Psikolog Nadine Maluf, "Çocuklar bombaları, yanan insanları görüyor. Kaçacak yer yok" uyarısı yapıyor: "Şimdiden depresyon ve yüksek tansiyona teslim olan çocuklar, savaş sonrası evlerine dönemeyip yaşadıkları park, sokak ve arkadaşlarını bulamayınca asıl travmayı o zaman hissedecek." (ap, Reuters)


EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder
3 yorum yazilmistir

2006-08-12 22:08:45 - Gelecek Bu Nesillerin

Yazan: thares
Küçüklüğünde savaş gören savaşır
Gelecek bu çocuklarımızın Allah Sonumuzu Hayr etsin
dostça kalın
Bağlanti :: ::

2006-08-12 22:03:08 - İsrail'in Kirli Tarihi

Yazan: thares
İsrail in Kirli Tarihi
Bazı devletlerin kirli çamaşırları vardır.
Ortaya çıkmasını istemedikleri, bilinmesinden rahatsızlık duydukları ve bu nedenle resmi tarihlerinden çıkardıkları tarihsel gerçeklerdir bunlar.
Örneğin Vietnam Savası sırasında ABD birliklerinin o ülkedeki sivil halka karşı uyguladıkları işkence ve katliamlar ki bunların sonucunda 1.5 milyon Vietnamlı hayatını yitirmiştir Amerikalılar tarafından mümkün olduğunca unutturulmak istenir.
Bu gerçek savaş sırasında ört-bas edilmeye çalışılmıştır, savaş sonrasında ise Vietnam la ilgili olarak çevrilen Hollywood filmleri ile ayni yol denenmiştir.
Bu "Rambo" filmlerinde hep Amerikan askerlerinin Vietnam'da yaşadıkları zorluklar anlatılır, Amerikalı birliklerinin diri diri yaktıkları köylüler değil.
Yine de Vietnam savasının içyüzü pek çok insan tarafından bilinmektedir. Çünkü savaş dünyanın gözleri önünde yaşanmış bir olaydır ve bu nedenle tam anlamıyla ört-bas edilmesi mümkün olmamıştır.
Ancak başka bazı devletler, kirli çamaşırlarını çok daha başarılı bir biçimde gizleyebilmişlerdir. Bu devletlerin belki de en başarılısı ise, İsrail dir. Siyonizm'in 1930'lu ve 40'li yıllardaki tarihi söz konusu kirli çamaşırlarla dolu iken, Yahudi Devleti bu gerçekleri yalnızca gizlemekle kalmamış, dahası kendi lehinde bir propaganda aracına dönüştürmüştür.
Geniş Bilgi İçin Tıklayınız http://www.enfal.de/yak2.htm
Dostça Kalın





Düzenleyen thares gün: 12/8/2006 saat: 10:04
Bağlanti :: ::

2006-08-12 16:34:21 - kime karsi!

Yazan: maviyanim
israil, kendini mudafaa ediyor !!! kime karsi..?
bir testi su dokecek butun muslumanlar, Israili sel alacak...........................(amma.......
demek istemiyorum..)

Son Lübnan saldırısında İsrail;in misket bombaları, fosfor, lazer vb. silahlar kullandığı açıklandı. 11 kişilik bir aile tuhaf bir şekilde öldürüldü, ölenlerin tüyleri bile yanmamıştı. Uzmanlar, bu olayda nükleer silah kullanıldığını söylüyor. Ancak İsrail henüz nükleer gücünün binde birini kullanmış değil. İsrailin elinde yüzlerce atom bombası var. Bunları kullanır mı? Kimsenin şüphesi olmasın, kullanır. Ben Gurion Üniversitesi Öğretim Üyesi Benny Morris, İsrail in kuruluşundan önce ve sonra da katliam yaptığını, etnik arındırmaya başvurduğunu ve askerlerinin Filistinli kızlara tecavüz ettiğini söyler. İsrail, sadece 1948 de 24 katliam yapmış. (Benny Morris, En Güçlünün Hayatta Kalışı, Birikim, Kasım-2004, Sayı: 164.) Bugün de, bunca sivil öldürmekle, daha tahrip edici silahlarla daha çok sivil öldürebileceği mesajını vermeye çalışıyor. Lübnan da öldürdüğü sivillerin sayısı şimdiden çoktan bini aştı, bunların yüzde 30 u 12 yaşından küçük çocuklar. 1 milyon insan mülteci durumuna düşürüldü; 6 bin 800 yerleşim birimi; 73 köprü ve 72 bağlantı yolu; 12 fabrika ve 300 civarında işyeri tahrip edildi. İsrail, tarlasında çalışan çiftçilerin tepesine bomba yağdırıp öldürüyor. UNICEF yetkilileri Güney Lübnan da içme suyu, elektrik ve yakıt yokluğu yüzünden salgın hastalık tehlikesi başlayabilir, şu anda 18 bin çocuğun hayatı tehdit altında. diyor.

İşin ilginç yanı ilk sivil Başbakan olan Ehud Olmert in göğsünü gere gere İsrail ordusu dünyanın en ahlaki ordusudur. demesi; onu sivil katliamı konusunda uyaran bazı Avrupalılara ;Bana ahlak konusunda vaaz vermeyin, Kosova müdahalesinde 10 bin sivil öldürüldü. diye çıkışmasıdır. İsrail, Jiyyah santralını da vurdu; santralın 35 yakıt tankından sızan petrol Akdeniz;e yayıldı, Kıbrıs ve Türkiye;nin sahillerini tehdit ediyor. Uzmanlar Bu, Doğu Akdeniz de görülebilecek en büyük çevre felaketi olacak. diyor. Öte yandan Hizbullah Milletvekili Ali Mikdat, Biz isteseydik, Hayfa daki kimya tesislerini vurur, İsrai e büyük bir çevre felaketi yaşatırdık, ama yapmadık. diyor. Bugüne kadar Hizbullah 80 İsrailli öldürdü, bunların yaklaşık dörtte üçü asker. İsrail, Güney Lübnan halkı Hizbullah ın halkıdır, oradan çekilmelerini sağlamak için bu saldırıları yapıyorum diyerek, açıkça etnik arındırma yapıyor ve bunu itiraf etmekten de çekinmiyor. Pekiyi, sahi kim, terör yapıyor ve savaş suçu işliyor?İsrail in sivil katliamı, etnik arındırması, savaş suçları ve yol açtığı çevre felaketleri Hiroşima nın mirasıdır. Bu miras modern dünyanın karanlık yüzüdür. Eğer bu gidişe ahlaki ve beşeri düzeyde küresel bir başkaldırıyla engel olunmayacak olursa, korkarım Beyrut ve başka Müslüman yerleşim birimlerinde bunun daha karanlık ve acımasız olanıyla karşılaşacağız. (Ali Bulac)

ve bir tavsiye; http://www.yenisafak.com.tr/roportaj/roportaj48.html

Düzenleyen maviyanim gün: 12/8/2006 saat: 06:45
Bağlanti :: ::

« Önceki - Sonraki »